Bugun babamiz geldi 1 haftalik bir aradan sonra... Oglene kadar mutfakta gecti. Bu sirada cocuklar bilgisayarin basindaydi maalesef. Ikisi birlikte henuz tartismadan oyun oynayamiyorlar. Mehmet Eren ilgi alani degistirmeye devam ediyor. Normalde muzik dinlemeyen, dinletmeyen, dans etmeyen ve ettirmeyen utangac biri olmasina ragmen bu yil Agustos-Kasim aylari arasinda Trabzon horonuna ilgi sarmisti. Ama nasil:) Sabah aksam arabada olsun evde olsun surekli youtube'dan horon dinleyip kendi tarzinca horon oynamaya calisiyordu. Simdi ise futbol maci izlemeye takdi. arsivlerden mac ozetlerini izleyip duruyor sabah kalkar kalkmaz,yada okuldan gelir gelmez. Daha onceki ilgi alanlari arasinda korsan hazine sandigi, satranc su anda hatirladiklarim. Buna engel olmanin tek yolu tum media aletlerini ortadan kaldirmak ve onula bire bir ilgilenip bir aktiviteye yonlendirmek. Neyse, daha fazla youtube izlemelerine engel olmak icin bugun alisveris merkezine gittik. Her yer isil isil. Neyse ki cok buyk krizler yasamadan geri gelebildik. Normalde kesin Ahmet Alp yerlerde yuvarlanip aglar. Ama bugun sanirim herkes cok sevincli oldugu icin daha toleransliydi. John Lewis'teki keyifli bir aktivite Ahmet Alp'i epey oyaladi. 'The bear and the hare ' adli cok guzel bir masali anlatan bir stand yapmislar ve TV koymuslar. Cocuklar da basina oturup izliyorlar. John Lewis'in cok seker yeni yil reklami da http://uk.search.yahoo.com/search?fr=mcafee&p=bear+and+hare.

Mehmet Eren ise babasiyla oyuncaklara bakiyorlardi. Babasi ne kadar cok bilim ile ilgili oyuncaklari gosterse de, Mehmet Eren hep boyalara, el isleri ve muzik aletleri kismina bakiyordu:) Bakalim zaman ne gosterecek...
No comments:
Post a Comment