Monday, 16 December 2013

Cocuklarla havuza gitmek...

Bugun ailecek spor salonuna gittik. Ben suna inaniyorum. Eger cocugunuzla disariya cikmak sizi korkutuyorsa, korkularinizin uzerine gitmeniz gerekiyor. Her seferinde neyin eksik oldugunu anlayip onlari giderince daha iyi sonuc aliyorsunuz. Cocuklarla havuza gitmek de bizim icin oyle ama bugun eskiye gore daha iyiydi. Bir kriz yasamadik cok sukur. Aldigim onlemler sunlardi :)

  • Kucugune herseyi en az 15 dakika onceden soyleyip alistirdim. Bak birazdan cikacagiz, bak 10'a kadar sayacagim sonra sen yanima geleceksin vs vs.
  • Havuzdan ciktiktan sonra cocuklar dogal olarak aciktiklari icin yanima meyve aldim. Yoksa dus ve giyinme asamasi aglamakla gececekti.
Ama cozmem gereken baska bir problem de benim hazirladigim kiyafet cantasindaki duzensizlik. Ee tabi 4 kisinin camasirlarini ve kiyafetlerini ayni cantaya koyarsam giyinme faslinin fiyasko olmamasi kacinilmaz olur (gerci cocukalirnki icinde ayri iki cantadaydi ama hic bir ise yaramadi). Bir dahaki sefere iki ayri canta yada herkese ayri canta hazirlayacagim. Su gercek ki cocuklarla havuza gidince, 1 saat havuzun icinde geciriyorsan 1 saat de giyinme ve dus alma sirasinda geciriyorsun :)

Gittigimiz spor merkezi simdiye kadar ki gittiklerimden en iyisiydi diyebilirm. Boyle dusunmeme neden olan birinci etken neydi biliyor musunuz? Aile soyunma kabinlerinin oldugu bolumun kapisinin direk havuza acilmasi ve soyunma kabinlerinde dusun olmasi. Ne kadar buyuk rahatlikmis:) onun disinda kendine cok guvenemeyen bir yuzucu oldugum icin havuz yuksekliginin degismemesi  ve sadece 1.20 olmasi da ikinci etkendi. Olumsuz yanlari ise suyunun soguk olmasi ve cocuk havuzu ile jakuzinin cok kucuk olmasiydi.

Ahmet Alp suda oynamayi cok seviyor. Ozellikle bu aralar gunde en az 10 kere 'banyo yapalim anne banyoo' diyor. Havuzda da cok eglendi abisiyle. Mehemt eren icin cocuk havuzunun kucuk olmasi ise yaradi aslini sorarsaniz, cunku orada eglenemeyince buyuk havuza girmek zorunda kaldi ve kopuk tahtalarla kendi kendine yuzebildi ilk defa. Bu coook buyuk bir gelisme Mehmet Eren icin:)

Fiziksel aktivitemizi bu sekilde yaptik bugun. Mehmet Eren sabah babasiyla Tekvando kursuna gitmisti, kucugu de ogle uykusunu atlamisti ama gene de yataga goturebilmek icin cok dil dokmek zorunda kaldik. Hala en sevdikleri sey yatagin uzerinde ziplamak ) Abisini her firsatta yatagin uzerinde ziplarken gordugu icin, Ahmet Alp'in yurumeye baslama tarihi ile ziplamaya baslama tarihi ayni tarihlere denk gelir...Bu yuzden cok da kaza atlattik... Bir keresinde Ahmet Alp ziplarken yatagin kenarina dudagini vurmustu ve ne kadar kanadigini hala hatirlarim... Allah korusun bir daha olmasindan.


Sunday, 15 December 2013

Yilbasi Etkinlikleri

Merhaba Herkese,
Bugun babamiz geldi 1 haftalik bir aradan sonra... Oglene kadar mutfakta gecti. Bu sirada cocuklar bilgisayarin basindaydi maalesef. Ikisi birlikte henuz tartismadan oyun oynayamiyorlar. Mehmet Eren ilgi alani degistirmeye devam ediyor. Normalde muzik dinlemeyen, dinletmeyen, dans etmeyen ve ettirmeyen utangac biri olmasina ragmen bu yil Agustos-Kasim aylari arasinda Trabzon horonuna ilgi sarmisti. Ama nasil:) Sabah aksam arabada olsun evde olsun surekli youtube'dan horon dinleyip kendi tarzinca horon oynamaya calisiyordu. Simdi ise futbol maci izlemeye takdi. arsivlerden mac ozetlerini izleyip duruyor sabah kalkar kalkmaz,yada okuldan gelir gelmez. Daha onceki ilgi alanlari arasinda korsan hazine sandigi, satranc su anda hatirladiklarim. Buna engel olmanin tek yolu tum media aletlerini ortadan kaldirmak ve onula bire bir ilgilenip bir aktiviteye yonlendirmek. Neyse, daha fazla youtube izlemelerine engel olmak icin bugun alisveris merkezine gittik. Her yer isil isil. Neyse ki cok buyk krizler yasamadan geri gelebildik. Normalde kesin Ahmet Alp yerlerde yuvarlanip aglar. Ama bugun sanirim herkes cok sevincli oldugu icin daha toleransliydi. John Lewis'teki keyifli bir aktivite Ahmet Alp'i epey oyaladi. 'The bear and the hare ' adli cok guzel bir masali anlatan bir stand yapmislar ve TV koymuslar. Cocuklar da basina oturup izliyorlar. John Lewis'in cok seker yeni yil reklami da http://uk.search.yahoo.com/search?fr=mcafee&p=bear+and+hare.



Mehmet Eren ise babasiyla oyuncaklara bakiyorlardi. Babasi ne kadar cok bilim ile ilgili oyuncaklari gosterse de, Mehmet Eren hep boyalara, el isleri ve muzik aletleri kismina bakiyordu:) Bakalim zaman ne gosterecek...

Bristol'daki Kutuphaneler

Merhaba Dunya,

Bugun (12.12.2013) Mehmet Eren'i okula biraktiktan sonra Jane ile birlikte ikinci cocuklarimizi kutuphaneye goturduk.

Once biraz Bristol'daki kutuphanelerden bahsetmek istiyorum. Kaldigimiz alani bir semte benzetirsek her semtte muhakkak bir kutuphane var ve bundan da iyisi her kutuphanede 0 aylik ile 10 yas arasi cocuklar icin bir oda buyuklugunde bir alan var. Mobilyalari cocuklara gore dosenmis, onlara gore masa sandalye, masalarin uzerinde boyama kalemleri, boyama aktivite kagitlari, en minikler icin konusan kitaplardan tutun da (hep resimli), dokun hisset kitaplari ve hareketli kitaplara kadar her cesit kitaplarla cevrili bir alan. Ayrica dvd ve cdler de mevcut. Simdi daha da guzelini soyleyeyim, haftada iki gun anne ve bebeklere ozel sabah bulusma programi yapiyorlar. Oradaki memurlardan biri bir sabah saat 10.00 dan 10.30'a kadar cocuklara hikaye anlatiyor ve bir baska sabah o saatlerde annelerle birlikte bebek sarkilari soyluyorlar. Belki sadece beni cok heyecanlandiriyordur bu ama ben cok takdir ediyorum.  Hayran kaldigim kadar, keske Turkiye'de de olsa diye ic geciriyorum her seferinde. Ben uzun zamandir Turkiye'de bir kutuphaneye gitmedim. Ama umarim bir yerlerde buna benzer birseyler vardir.

Iste bugun biz Ahmet Alp ile birlikte biraz kitap okuduk, biraz minderlerde yuvarlandik, biraz boyama yaptik ve zaten 2 saat gecmisti evimize geri donduk. Asagida size Westbury-on-trym kutuphanesinin icini gosteriyorum.




Bu resimler de benim daha onceden cekmis oldugum resimler. O zaman cadilar bayraminin oldugu bir haftaydi ve kutuphanedeki tum aktiviteler ve dekorasyon da ona gore yapilmisti. Boylece cocuklar her seferinde yeni degisikliklerle karsilasiyorlar. Ve ayrica resimlerde dikkat ettiyseni sadece anneler degil, dedeler ve anneanneler de katilabiliyorlar.





Bu sekilde bir bulusmanin sosyal acidan ne kadar yararli olacagini bir dusunun. Ayni semtteki, ayni yas grubundaki cocuklarin anneleri birbirleriyle tanisacak, cocuklar kresten once gruplara karisacak ve yeni arkadaslar edinecek. Cocuklar erken yasta kutuphaneyi ve kitaplari taniyacak. Bunlar ilk aklima gelenler...

Eger Trabzon'a donersem ilk yapacagim seylerden biri bunu belediye baskanligina onermek olacak. Eger olumsuz olursa, bir avrupa projesi bile bakilabilir. Arti fark yaratanlar projesi vardi... Bu fikirle oraya da basvurulabilir... ne kadar cok secenegimiz var degil mi?:) Ama bunlari yazarken de 'buna gelene kadar daha ne kadar cok yapilmasi gereken elzem sey var ve sen belki luks olabilecek birseyin pesinde kosuyosun' diye kalbimden gecmiyor degil. Hele bu sogukta ac susuz disarda kalanlari dusununce:(