Bebeklerim artık 9 ve 6 yaşında :)
Eski dosyalarımı karıştırırken kaybolmasını istemediğim yazılar ve dokümanlar buldum. Bu yüzden blog tutmaya yeniden başlıyorum...
Birilerine fayalı olabilmek, bilgiyi paylaşabilmek ve kelebek etkisine inandığım için bundan sonra daha çok yazmak istiyorum... Bana da iyi geleceğine inanıyorum...
Bebekler öğretilirse öğrenebiliyorlar. Bunu neden yapmak istediğiniz ve bunun için yeterince enerjiniz ve zamanınız var mı bu tamamen size kalmış.
Yöntem şöyle başlıyor... Bebeğe büyük kartlara hazırlanmış yazılar gösteriyorsunuz. Her gün aynı kartları günde 3 kere gösteriyorsunuz. Bir hafta sonra kartlardan 1 tanesini emekli ediyorsunuz ve yerine yeni bir kelime ekliyorsunuz. Bu bu şekilde gidiyor. Çocuk da bu kelimeleri ezberlemiş oluyor. Zihni açılıyor, daha fazal nöron birbiri ile konuşuyor ve daha fazla nöron bağlantısı oluyor. Ben bunu denedim arkadaşlar... Büyük oğluma kelimeleri değil de ülke bayraklarının resimlerini gösterdim. 2 yaş civarıydı. 100 civarı ülke vardı ve bir kaç ay sonra yere bayrak kartlarını dizdiğim zaman, Burkina Faso ülkesinin bayrağı hangisi diye sorduğumda gösterebiliyordu :)
3 farklı dosya var yükleyip sizinle paylaşacağım...
https://drive.google.com/open?id=0B3bzR-Id9OLZYnQxLTllVl83VEl5bEZLNGpoYjZIdG13bms0
https://drive.google.com/open?id=0B3bzR-Id9OLZbV8zNF9XUjhNSEtneE04LUZnYkRhcWwteVhj
https://drive.google.com/open?id=0B3bzR-Id9OLZYVFZckpDZXA0RlJPM18zV3FlbEt2ZmdJNjhj
Dosyaları yüklemek için daha iyi bir yöntem bulsam iyi olacak :)
Not bunları ben hazırlamadım. Hazırlayan kişinin ismi yazıyor dokümanda...
Selamlar...
Doktoradan sonraki hayatim...
Wednesday, 15 November 2017
Saturday, 15 March 2014
En cok sevdigimiz programlar ve siteler
ME (5.5) ve AA (2.5) 'in su aralar kullandiklari programlar, ve izlemeye doyamadiklari cizgi filmleri yazmak istiyorum.
Ilk once ME'in egitimci siteleri hem okulundan takip ettiklerimiz hem de benim bulduklarim:
Ilk once ME'in egitimci siteleri hem okulundan takip ettiklerimiz hem de benim bulduklarim:
- Mathletics,-Matematik aktiviteleri icin. Okuldan verdikleri sifre ile kullaniyoruz
- Espresso - daha cok ingilizce dersi icin kullandiklari, yuzlerce kisa kliplerin oldugu, her kavrami cocuklara kisa kliplerle anlattiklari bir site. Bunu da okulun sagladigi uyelikle kullaniyoruz.
- BugClub - burada e-kitaplari okuyoruz. Bu da okulun uyeligiyle kullaniliyor. ME ilk ingilizce okumaya buradaki kitaplarla basladi. Ogrencinin seviyesi arttikca ogretmen de kitaplarin seviyesini arttiriyor. Bu sitenin iyi yani, okudugumuz kitaplarin kaydini tutuyor, okudukca ogrenciye odul veriyor.
- Oxfordowl.co.uk - BugClub'a en iyi alternatif ve bedava bir site. Burada da her yasa uygun cocuk kitaplarini siteden okuyabiliyorsunu hem sesli hem sessiz.
- Readingeggs - Bence cocugunuza ingilizce ogretmek icin baslayabileceginiz en iyi nokta. Yillik az bir ucret ile herkesin uye olabilecegi bir site.
- Code.org - Buradaki asamali dersleri bitirdik ama malesef daha devam ettiremedik... Ilk firsatta donup bakilmasi gereken muthis bir site. Cocugunuza programlama ogretmeye buradan baslayabilirsiniz.
Oyunlar:
- Angry birds Go
- Plants vs Zombies
AA'in en cok hosuna giden program ve oyunlar ise;
- Octonauts,
- Alphablocks-daha kucukken daha cok izliyordu:)
- Curious George
- Monkey Maths - Telefonumda
- Brillkids - Cok onemli bir site. Ozellikle forum kisminda, bu sitenin mudavimlerinden farkli egitim yontemleri ile ilgili her zaman yeni seyler ogreneceginiz ve sasiracaginiz bir site...
Cocuk Hastahanesi, Bristol
Cok uzun bir aradan sonra tekrar merhaba,
En son Turkiye tatilimizden sonra neler yaptigimizi anlatmistim. Tam yerlesmeye baslamistik ki, ME'nimin karni agridi, acile goturduk ve karin agrisinin nedeni apandisit olmasa da apar topar apandisit ameliyati oldu yavrum...Hala nedenini tam bilmesek de ince bagirsagin sonunda bir dugumlenme oldugunu soylediler.
Virginia'nin sonradan bana dedigi bir soze bazen cok hak veriyorum. Bana rutinli, tek duze bir hayatin boyle surprizler getirmeyecegini, surekli yer degistirince, hele ulkeler arasi dolasinca ve de cocuklar kucuk olunca herseye hazirlikli olmamiz gerektigini soylemisti. Anladigimiz kadariyla, bagirsak problemine yol acan sey de bizim Trabzon'dayken cok sevdigimiz minik bir kopek, Boncuk. ME de cok sevmis ve cok yakinlasmisti. Neyse ki sukurler olsun, simdilik her sey iyi. Hastahanede 5 gun kaldi ve hastahaneden cikacagini ogrendigi gun cok uzuldu:) Neden mi? Cunku gittigimiz yer BRI, Bristol cocuk hastahanesiydi. Semacigimin dedigi gibi, Allah kimseyi hastahaneye dusurmesin ama dusunce de boyle guzel, kotu tecrubeleri guzel anilara donusturecek bir hastahane versin...Ozellikle miniklere...Bu yazimda buradaki cocuk hastahanesinden bahsetmek istiyorum. Umarim en yakin zamanda bunun gibisi ve daha da iyisi bizim ulkemizde de olur.
Ozetle,
En son Turkiye tatilimizden sonra neler yaptigimizi anlatmistim. Tam yerlesmeye baslamistik ki, ME'nimin karni agridi, acile goturduk ve karin agrisinin nedeni apandisit olmasa da apar topar apandisit ameliyati oldu yavrum...Hala nedenini tam bilmesek de ince bagirsagin sonunda bir dugumlenme oldugunu soylediler.
Virginia'nin sonradan bana dedigi bir soze bazen cok hak veriyorum. Bana rutinli, tek duze bir hayatin boyle surprizler getirmeyecegini, surekli yer degistirince, hele ulkeler arasi dolasinca ve de cocuklar kucuk olunca herseye hazirlikli olmamiz gerektigini soylemisti. Anladigimiz kadariyla, bagirsak problemine yol acan sey de bizim Trabzon'dayken cok sevdigimiz minik bir kopek, Boncuk. ME de cok sevmis ve cok yakinlasmisti. Neyse ki sukurler olsun, simdilik her sey iyi. Hastahanede 5 gun kaldi ve hastahaneden cikacagini ogrendigi gun cok uzuldu:) Neden mi? Cunku gittigimiz yer BRI, Bristol cocuk hastahanesiydi. Semacigimin dedigi gibi, Allah kimseyi hastahaneye dusurmesin ama dusunce de boyle guzel, kotu tecrubeleri guzel anilara donusturecek bir hastahane versin...Ozellikle miniklere...Bu yazimda buradaki cocuk hastahanesinden bahsetmek istiyorum. Umarim en yakin zamanda bunun gibisi ve daha da iyisi bizim ulkemizde de olur.
Ozetle,
- Her katta cocuk oyun odalari var. Ayrica, bir tane ana oyun odasi var. Bu odalarda calisan iki resmi gorevli var. Her gun degisik aktivite yaptiriyorlar cocuklara. Hasta cocuk kalkip gelemese bile, gorevliler onlarin yanina gidip eglendirmeye calisiyor onlari. Oyuncak goturuyor. Ne yapmaktan hoslandigini soruyor. Gidecegimiz gun, ana cocuk oyun odasina bir sihirbaz gelip gosteri yapacakti...
- Ve en cok hosuma giden ise, hastahanenin bir okulu var. Cocuklar okuldan geri kalmasin diye ogretmenler, cocugun basinda birebir ders yapiyorlar. ME'nin yanina ilk geldiginde seviyesini belirleyecek sorulari ve en cok hangi dersi sevdigini sordu. Sonra birlikte matematik calistilar 1 saat boyunca. Ne kadar guzel bir olay degil mi? Herseyden once saglik gelir ama gene de cocugum derslerden kaldi diye uzulmenize hic gerek kalmiyor.
- Bize verdikleri bir DVD player, bir ekran ve bir suru DVD ME'i cok oyaladi, cok eglendirdi...
- Her kat cocuklar icin farkli renklerde boyanmis, ona gore dosenmis ve asansorde bile bir cocuk sesi size kacinci kata geldiginizi soyluyor.
- Ust katlarda yatakli odalar var. 5-6 kisinin kaldigi odalar oldugu gibi tek kisilik ensuit odalar da var.
Saturday, 25 January 2014
Merhaba 2014...
Biraz gec oldu ama herkese mutlu ve guzel bir yeni yil diliyorum. Uzun zamandir yazamadim. Gercekten blog tutmak, duzenli olarak yazi yazmak cok zormus, hele de benim gibi duzensiz biri icin:)
Turkiye'ye donmeden onceki bir aksam da, ME sevgili manevi abisi Nikitas ve annesi Vicky, babasi Lambis bize yemege geldiler. Epey kosturup yorulduktan sonra cocuklara sinema actik biz de rahat cayimizi icelim diye. Ve sinema izlerken ki hallarini cektik, hepsi cok yorgun ve masum gorunuyor degil mi? Sanki dunyanin en uslu cocuklari, sanki az once evin icinde alttan uste, ustten alta kosturan onlar degilmis gibi:D
Yeri gelmisken biraz Nikitas'tan bahsetmek istiyorum. Nikitas tek cocuk ve coook duygusal, cok hassas, cok tatli biri. ME ile iyi anlasiyorlar cunku kosmayi, yakalamayi, guresmeyi ve ebecilik (tag) oynamayi cok seviyor. ME birgun, Metteo'nun abisi var, benim neden abim yok dedi ve 'O zaman Nikitaas benim abim olsun olur mu anne ' dedi bana. O gunden beri, abim deyip duruyor. Hatta, inanmayacaksiniz ama bir gun uyumadan once, dua etmekten bahsediyorduk ve ME'nin duasi aynen su sekildeydi;'Allah'im ne olur sen benim abimi musluman yap, o da musluman olsun'. Ben ne diyecegimi sasirmistim. Amin dedim sadece:)
Nihayet Trabzon'a geldigimiz de Sedat erkenden sinava gitti ve biz evde hasret giderdik... ME en cok Boncugu ile ilgilendi, bol bol balik yedik. Minik kiz kopek cok tatliydi. 'Sahibi benim' diye gezip duruyordu ME. Resimde ortadaki tatli kiz, Nazli:) ve Sedat'in ablalari, Nejla ablamiz ve Emine ablamiz.
Sonra resmi islerimizi tamamladiktan sonra kar yagmadan Artvin'e gidelim diye gene yollara dustuk. Ve anneme surpriz misafir Boncugu goturduk. Boncuk benim 35 yillik hayatimda dokunmaktan ileri gidip sarildigim, optugum tek hayvan:) O kadar cana yakin, o kadar sevilmekten hoslanan bir yaratik. Asagidaki resimde mutfak camindan kenariya konan kuslara bakiyorlardi, havlayinca hepsi birden ucup gitti tabi:) Babam ile AA'in resimleri de cok tatliydi kuslari izlerken...
Artvin'de cok eglendik. Sagolsun rahmetli Isak Amca'min cocuklari Elif, Erhan, Imran ve Orhan ile, Omer ve Elif'in esi Mahir'de bizi gormeye gelince, kalabalik cook eglenceli gecti. Sedat'in en cok sevdigi ve hic unutmayacagi ilk kar kayagi tecrubesi oldu.. Benim de ama o kayabildigi icin daha eglendi tabi...
Artvin'de yazlari gidince geleneksel Teneke tavuk senliklerine boylece, kisin da geleneksel kayak senliklerimiz eklenecek sanirim:)Bunun disinda, Aysecigime ve Aytuncuguma gittik guzel pastalar yedik. Turkiye'de olmak cok guzel diye cogu zaman aklimiza geldi...Eminim Sedat'da oyle demistir. Ama sonra, bir an oluyor ki, 'Biz buraya mi donecegiz!!' diye de aklimizdan cok gecti:))
Sonra, yeniden Trabzon'a yola ciktik. Eminecigim kizlari toplayip bizi bir aksam yemege davet etti:) Sonra Nurhancigima gune gittik cocuklarla. ME, Ege ile cok iyi anlasti. Sonra ki gunlerde de Hidirnebi yaylasi'na ciktik. Soguktan donduk ama kofteleri, baliklari yemeden de edemedik:)) AA ve ME kar topu bile oynadi ciplak elle....
ME bizi fotograf cekti, salatalik pozu verirken:))) ME'nin tek istekli resim cekildigi an salatalik gibi poz ver dedigimiz an oldugu icin, o hosuna gitsin diye biz de yapiyoruz artik:))
Ve son durak ISTANBUL:) Sevgili Ferda ve Baris'in guzel ailesi... Deniz ve Ruzgar'in evine gittik... Kostumlerimizi de goturduk.. Cok eglendiler...Ruzgar orumcek adam, Deniz de Demir adam kostumunu hic cikarmadi uzerinden. ME, Deniz'in buyuk piyanosunda surekli bize konser verdi:) AA Ruzgar'in Ipadinden ayrilmadi:) Ilk aksam Ferda bizi oyuncak muzesine goturdu... Cok ilginc, cook guzel bir yerdi... ME eglenmiyordu ilk once ama sonra, oyuncaklarin tarihini hikaye gibi anlatinca cok ilgilendi... En cok savasan Osmanli asker oyuncaklari ile Bizans askerlerini, Nazi askerlerini ve kaleleri sevdi. Malesef AA uyuyordu. Ben ise, en cok Hirosima'ya dusen bombadan sonra oradaki bir okulun bahcesinden toplanan kalintilardan cok etkilendim... camlar birbirine girmis...kucuk metaller... Okul binasina ait bir kac birsey Sunay Akin'a verilmis ibretlik, bir daha savas olmasin, gorsunler akillansinlar diye:( Sonraki gun ise ME'in istegi uzerine, Cinaralti cay bahcesine oturmaya ve Cengelkoy'e balik tutmaya gittik. Coook sabirsiz ME. Ilk once balik tutalim sonra yemek yiyelim diye inat edince bir kriz de cikti arada:(
Ve bu guzel gunesli aksamin aksaminda, Ferda buyuk cocuklari bowling'e gotururuken, Baris da bizi AA icin acile goturdu. Ses telleri enfeksiyon kaptigi icin steroid tedavisi gormesi gerekiyordu. Allah korusun yoksa bogazi sisip nefes almasi tehlikeye girebilirdi. Sukur iyilesti simdi. Ve nihayet donus ucagimiza binip evimize geldik.
Ama neresinden yakalarsam kardir diye dusunuyorum ve hemen en son biraktigim yerden devam ediyorum.
Soyle bir hatirlarsak, Christmas tatilini Bristol'da, yilbasi tatilini ise Turkiye'de gecirdigimizi soylemem gerekiyor ilk once. Bristol'dayken cocuklarla @Bristol, kutuphane ve yuzme havuzu ucgeninde zaman gecirdik. Aksamlari ise yastik kiliflari ile cuval yarisi:), kasiklarla yumurta yarisi (gercek yumurta), tras kopukleriyle oyun oynama (icine boya katarak ve katmadan ) aktiviteleri ile zaman gecirdik. Ama en cok eglendikleri ise kanepeleri koltuklari birlestirip uzerinde ziplamak isi oldu. bu cok tehlikeli olabiliyor, koltuklar bulabileceginiz en yumusak model olsa da, dusecekler diye surekli peslerinde gezmem gerektigi icin pek tercih etmiyorum.
Sevgili komsumuz Virginia bize her yil oldugu gibi gene Christmas hediyeleri getirdi. Mehmet Eren en cok yilbasi agaci seklinde ki M&S biskuvi kutusunu cok sevdi. Ben de bayildim cok guzeldi gercekten. Sonra Virginia icin tesekkur karti yazip gonderelim dedigim de Mehmet Eren (ME), Sevgili Virginia, bana verdigin muzik kutusu cok guzeldi keske 100 tane daha gondersen bana:) diye yazinca, cok gulduk. Asagidaki resimde, icinden cikan cam agaci seklindeki biskuvileri yerkenki an'a ait bir resim var. Biri cayi, digeri sutu tercih etmis:)
Mehmet Eren'in okul musameresini de unutmamak lazim. Gecen yil bir kac satir ezberlemisti, ve bu yil da piyeste rol aldin mi idye sorunca 'yok anne, ben Miss Bagnal'a soyledim benim stage (sahne) korkum var ben benchde (sirada) oturmak istiyorum diye o yuzden ben sadece sarki soyluycem' dedi bana. Kiyafet olarak da evden serbest bir kostum istediler cok suslu olmayan ve tabii ki ME trabzonspor formasini secti:D Resimler asagida...
Yalniz, gosteriden bitince, su son resimi cekildikten sonra artik Ahmet Alp (AA) dayanamadi ve bize sormadan kayboldu. O kalabalikta gercekten cok korktuk ya arada kaynar dis akpiya cikarsa diye. Allah gostermesin kimseye. Cok kotu bir duygu. Meger okul binasinin kapisina kadar gitmis bisikletine binecekmis. O da hakli, ben biraz fotograf faslini uzun tuttum herhalde... Sukur mutlu sonla bitti.
Tatil sirasinda, AA bize gercekten korku dolu anlar yasatti. Iki dakika ilgisiz kalinca bi bakiyoruz ortadan kaybolmus. Evin icinde de bu boyle. En son ondan ses cikmayinca, evde aradik ve buldugum yer banyodaki lavabonun iciydi:) Iste kaniti:))
Guzel bir aktivite olarak, ME'nin ucurtmalar adli kitabini okuduktan sonra, babasiyla birlikte ucurtma yapmalari oldu. Fotografta tencerenin icindeki zamk:) ve kurutma makinasi ile citalari yapistirip kurutma islemi yapildi. Cogu isi Sedat tek basina yapti her zamanki gibi:) ve temizlemek te bana dustu...
Turkiye'ye donmeden onceki bir aksam da, ME sevgili manevi abisi Nikitas ve annesi Vicky, babasi Lambis bize yemege geldiler. Epey kosturup yorulduktan sonra cocuklara sinema actik biz de rahat cayimizi icelim diye. Ve sinema izlerken ki hallarini cektik, hepsi cok yorgun ve masum gorunuyor degil mi? Sanki dunyanin en uslu cocuklari, sanki az once evin icinde alttan uste, ustten alta kosturan onlar degilmis gibi:D
Yeri gelmisken biraz Nikitas'tan bahsetmek istiyorum. Nikitas tek cocuk ve coook duygusal, cok hassas, cok tatli biri. ME ile iyi anlasiyorlar cunku kosmayi, yakalamayi, guresmeyi ve ebecilik (tag) oynamayi cok seviyor. ME birgun, Metteo'nun abisi var, benim neden abim yok dedi ve 'O zaman Nikitaas benim abim olsun olur mu anne ' dedi bana. O gunden beri, abim deyip duruyor. Hatta, inanmayacaksiniz ama bir gun uyumadan once, dua etmekten bahsediyorduk ve ME'nin duasi aynen su sekildeydi;'Allah'im ne olur sen benim abimi musluman yap, o da musluman olsun'. Ben ne diyecegimi sasirmistim. Amin dedim sadece:)
Ve Bermingham'dan Istanbul'a oradan da Trabzon'a yolculugumuz 29 Aralik'ta basladi. Oyle cok gozunuz korkmasin. Iki cocukla cok yorucu bir yolculuk gibi gorunuyor ama Sedat'in gold kartlari sayesince CIP salonlarini kullandigimiz icin dinlene dinlene cok eglenceli gecti... Asagida cocuklarin, Bermingham havaalalini CIP salonundan bir karesi var...
Ve Istanbul ic hatlar CIP salonundayken bizimkilerin rahatliklari:) Ayrica Dishalar CIP salonu benim favorim... Oranin resmi yok ama bir harika yemekleri, dekorasyonu, cocuk oyun alani, kutuphanesi:) say say bitmez... 5 saat gecirmak lazim:D
Nihayet Trabzon'a geldigimiz de Sedat erkenden sinava gitti ve biz evde hasret giderdik... ME en cok Boncugu ile ilgilendi, bol bol balik yedik. Minik kiz kopek cok tatliydi. 'Sahibi benim' diye gezip duruyordu ME. Resimde ortadaki tatli kiz, Nazli:) ve Sedat'in ablalari, Nejla ablamiz ve Emine ablamiz.
Sonra resmi islerimizi tamamladiktan sonra kar yagmadan Artvin'e gidelim diye gene yollara dustuk. Ve anneme surpriz misafir Boncugu goturduk. Boncuk benim 35 yillik hayatimda dokunmaktan ileri gidip sarildigim, optugum tek hayvan:) O kadar cana yakin, o kadar sevilmekten hoslanan bir yaratik. Asagidaki resimde mutfak camindan kenariya konan kuslara bakiyorlardi, havlayinca hepsi birden ucup gitti tabi:) Babam ile AA'in resimleri de cok tatliydi kuslari izlerken...
Artvin'de cok eglendik. Sagolsun rahmetli Isak Amca'min cocuklari Elif, Erhan, Imran ve Orhan ile, Omer ve Elif'in esi Mahir'de bizi gormeye gelince, kalabalik cook eglenceli gecti. Sedat'in en cok sevdigi ve hic unutmayacagi ilk kar kayagi tecrubesi oldu.. Benim de ama o kayabildigi icin daha eglendi tabi...
Gezi ekibimiz de, soldan saga, Elif, Mahir, Orhan, Sedat, Ben, ve Erhan. Omer eksik, cocuklari da goturmedik zaten..Iyiki de goturmemisiz coook soguktu.
Bu tatli papatya da Yagmur, Elif'in tatli kizi bir o kadar da akilli:)
Artvin'de yazlari gidince geleneksel Teneke tavuk senliklerine boylece, kisin da geleneksel kayak senliklerimiz eklenecek sanirim:)Bunun disinda, Aysecigime ve Aytuncuguma gittik guzel pastalar yedik. Turkiye'de olmak cok guzel diye cogu zaman aklimiza geldi...Eminim Sedat'da oyle demistir. Ama sonra, bir an oluyor ki, 'Biz buraya mi donecegiz!!' diye de aklimizdan cok gecti:))
Sonra, yeniden Trabzon'a yola ciktik. Eminecigim kizlari toplayip bizi bir aksam yemege davet etti:) Sonra Nurhancigima gune gittik cocuklarla. ME, Ege ile cok iyi anlasti. Sonra ki gunlerde de Hidirnebi yaylasi'na ciktik. Soguktan donduk ama kofteleri, baliklari yemeden de edemedik:)) AA ve ME kar topu bile oynadi ciplak elle....
ME bizi fotograf cekti, salatalik pozu verirken:))) ME'nin tek istekli resim cekildigi an salatalik gibi poz ver dedigimiz an oldugu icin, o hosuna gitsin diye biz de yapiyoruz artik:))
Ve bu guzel gunesli aksamin aksaminda, Ferda buyuk cocuklari bowling'e gotururuken, Baris da bizi AA icin acile goturdu. Ses telleri enfeksiyon kaptigi icin steroid tedavisi gormesi gerekiyordu. Allah korusun yoksa bogazi sisip nefes almasi tehlikeye girebilirdi. Sukur iyilesti simdi. Ve nihayet donus ucagimiza binip evimize geldik.
Dondukten sonra ME'nin ishali, AA'nin oksurugu derken anca toparlandik sukur. Ilk is AA'nin @Bristol istegi yerine getirildi,bugun de AA ile kutuphanede hikaye dinlemeye gittik. Yuzmek de aklindan hic cikmiyor ama artik yaza kaldi:)) ME de artik haftasonu isteklerini gerceklestirir babasiyla:)
Tum 1 ay iste bunlari yaptik:) Simdilik sevgiler....
Sunday, 22 December 2013
Monday, 16 December 2013
Cocuklarla havuza gitmek...
Bugun ailecek spor salonuna gittik. Ben suna inaniyorum. Eger cocugunuzla disariya cikmak sizi korkutuyorsa, korkularinizin uzerine gitmeniz gerekiyor. Her seferinde neyin eksik oldugunu anlayip onlari giderince daha iyi sonuc aliyorsunuz. Cocuklarla havuza gitmek de bizim icin oyle ama bugun eskiye gore daha iyiydi. Bir kriz yasamadik cok sukur. Aldigim onlemler sunlardi :)
Gittigimiz spor merkezi simdiye kadar ki gittiklerimden en iyisiydi diyebilirm. Boyle dusunmeme neden olan birinci etken neydi biliyor musunuz? Aile soyunma kabinlerinin oldugu bolumun kapisinin direk havuza acilmasi ve soyunma kabinlerinde dusun olmasi. Ne kadar buyuk rahatlikmis:) onun disinda kendine cok guvenemeyen bir yuzucu oldugum icin havuz yuksekliginin degismemesi ve sadece 1.20 olmasi da ikinci etkendi. Olumsuz yanlari ise suyunun soguk olmasi ve cocuk havuzu ile jakuzinin cok kucuk olmasiydi.
Ahmet Alp suda oynamayi cok seviyor. Ozellikle bu aralar gunde en az 10 kere 'banyo yapalim anne banyoo' diyor. Havuzda da cok eglendi abisiyle. Mehemt eren icin cocuk havuzunun kucuk olmasi ise yaradi aslini sorarsaniz, cunku orada eglenemeyince buyuk havuza girmek zorunda kaldi ve kopuk tahtalarla kendi kendine yuzebildi ilk defa. Bu coook buyuk bir gelisme Mehmet Eren icin:)
Fiziksel aktivitemizi bu sekilde yaptik bugun. Mehmet Eren sabah babasiyla Tekvando kursuna gitmisti, kucugu de ogle uykusunu atlamisti ama gene de yataga goturebilmek icin cok dil dokmek zorunda kaldik. Hala en sevdikleri sey yatagin uzerinde ziplamak ) Abisini her firsatta yatagin uzerinde ziplarken gordugu icin, Ahmet Alp'in yurumeye baslama tarihi ile ziplamaya baslama tarihi ayni tarihlere denk gelir...Bu yuzden cok da kaza atlattik... Bir keresinde Ahmet Alp ziplarken yatagin kenarina dudagini vurmustu ve ne kadar kanadigini hala hatirlarim... Allah korusun bir daha olmasindan.
- Kucugune herseyi en az 15 dakika onceden soyleyip alistirdim. Bak birazdan cikacagiz, bak 10'a kadar sayacagim sonra sen yanima geleceksin vs vs.
- Havuzdan ciktiktan sonra cocuklar dogal olarak aciktiklari icin yanima meyve aldim. Yoksa dus ve giyinme asamasi aglamakla gececekti.
Gittigimiz spor merkezi simdiye kadar ki gittiklerimden en iyisiydi diyebilirm. Boyle dusunmeme neden olan birinci etken neydi biliyor musunuz? Aile soyunma kabinlerinin oldugu bolumun kapisinin direk havuza acilmasi ve soyunma kabinlerinde dusun olmasi. Ne kadar buyuk rahatlikmis:) onun disinda kendine cok guvenemeyen bir yuzucu oldugum icin havuz yuksekliginin degismemesi ve sadece 1.20 olmasi da ikinci etkendi. Olumsuz yanlari ise suyunun soguk olmasi ve cocuk havuzu ile jakuzinin cok kucuk olmasiydi.
Ahmet Alp suda oynamayi cok seviyor. Ozellikle bu aralar gunde en az 10 kere 'banyo yapalim anne banyoo' diyor. Havuzda da cok eglendi abisiyle. Mehemt eren icin cocuk havuzunun kucuk olmasi ise yaradi aslini sorarsaniz, cunku orada eglenemeyince buyuk havuza girmek zorunda kaldi ve kopuk tahtalarla kendi kendine yuzebildi ilk defa. Bu coook buyuk bir gelisme Mehmet Eren icin:)
Fiziksel aktivitemizi bu sekilde yaptik bugun. Mehmet Eren sabah babasiyla Tekvando kursuna gitmisti, kucugu de ogle uykusunu atlamisti ama gene de yataga goturebilmek icin cok dil dokmek zorunda kaldik. Hala en sevdikleri sey yatagin uzerinde ziplamak ) Abisini her firsatta yatagin uzerinde ziplarken gordugu icin, Ahmet Alp'in yurumeye baslama tarihi ile ziplamaya baslama tarihi ayni tarihlere denk gelir...Bu yuzden cok da kaza atlattik... Bir keresinde Ahmet Alp ziplarken yatagin kenarina dudagini vurmustu ve ne kadar kanadigini hala hatirlarim... Allah korusun bir daha olmasindan.
Sunday, 15 December 2013
Yilbasi Etkinlikleri
Merhaba Herkese,
Bugun babamiz geldi 1 haftalik bir aradan sonra... Oglene kadar mutfakta gecti. Bu sirada cocuklar bilgisayarin basindaydi maalesef. Ikisi birlikte henuz tartismadan oyun oynayamiyorlar. Mehmet Eren ilgi alani degistirmeye devam ediyor. Normalde muzik dinlemeyen, dinletmeyen, dans etmeyen ve ettirmeyen utangac biri olmasina ragmen bu yil Agustos-Kasim aylari arasinda Trabzon horonuna ilgi sarmisti. Ama nasil:) Sabah aksam arabada olsun evde olsun surekli youtube'dan horon dinleyip kendi tarzinca horon oynamaya calisiyordu. Simdi ise futbol maci izlemeye takdi. arsivlerden mac ozetlerini izleyip duruyor sabah kalkar kalkmaz,yada okuldan gelir gelmez. Daha onceki ilgi alanlari arasinda korsan hazine sandigi, satranc su anda hatirladiklarim. Buna engel olmanin tek yolu tum media aletlerini ortadan kaldirmak ve onula bire bir ilgilenip bir aktiviteye yonlendirmek. Neyse, daha fazla youtube izlemelerine engel olmak icin bugun alisveris merkezine gittik. Her yer isil isil. Neyse ki cok buyk krizler yasamadan geri gelebildik. Normalde kesin Ahmet Alp yerlerde yuvarlanip aglar. Ama bugun sanirim herkes cok sevincli oldugu icin daha toleransliydi. John Lewis'teki keyifli bir aktivite Ahmet Alp'i epey oyaladi. 'The bear and the hare ' adli cok guzel bir masali anlatan bir stand yapmislar ve TV koymuslar. Cocuklar da basina oturup izliyorlar. John Lewis'in cok seker yeni yil reklami da http://uk.search.yahoo.com/search?fr=mcafee&p=bear+and+hare.

Mehmet Eren ise babasiyla oyuncaklara bakiyorlardi. Babasi ne kadar cok bilim ile ilgili oyuncaklari gosterse de, Mehmet Eren hep boyalara, el isleri ve muzik aletleri kismina bakiyordu:) Bakalim zaman ne gosterecek...
Bugun babamiz geldi 1 haftalik bir aradan sonra... Oglene kadar mutfakta gecti. Bu sirada cocuklar bilgisayarin basindaydi maalesef. Ikisi birlikte henuz tartismadan oyun oynayamiyorlar. Mehmet Eren ilgi alani degistirmeye devam ediyor. Normalde muzik dinlemeyen, dinletmeyen, dans etmeyen ve ettirmeyen utangac biri olmasina ragmen bu yil Agustos-Kasim aylari arasinda Trabzon horonuna ilgi sarmisti. Ama nasil:) Sabah aksam arabada olsun evde olsun surekli youtube'dan horon dinleyip kendi tarzinca horon oynamaya calisiyordu. Simdi ise futbol maci izlemeye takdi. arsivlerden mac ozetlerini izleyip duruyor sabah kalkar kalkmaz,yada okuldan gelir gelmez. Daha onceki ilgi alanlari arasinda korsan hazine sandigi, satranc su anda hatirladiklarim. Buna engel olmanin tek yolu tum media aletlerini ortadan kaldirmak ve onula bire bir ilgilenip bir aktiviteye yonlendirmek. Neyse, daha fazla youtube izlemelerine engel olmak icin bugun alisveris merkezine gittik. Her yer isil isil. Neyse ki cok buyk krizler yasamadan geri gelebildik. Normalde kesin Ahmet Alp yerlerde yuvarlanip aglar. Ama bugun sanirim herkes cok sevincli oldugu icin daha toleransliydi. John Lewis'teki keyifli bir aktivite Ahmet Alp'i epey oyaladi. 'The bear and the hare ' adli cok guzel bir masali anlatan bir stand yapmislar ve TV koymuslar. Cocuklar da basina oturup izliyorlar. John Lewis'in cok seker yeni yil reklami da http://uk.search.yahoo.com/search?fr=mcafee&p=bear+and+hare.

Mehmet Eren ise babasiyla oyuncaklara bakiyorlardi. Babasi ne kadar cok bilim ile ilgili oyuncaklari gosterse de, Mehmet Eren hep boyalara, el isleri ve muzik aletleri kismina bakiyordu:) Bakalim zaman ne gosterecek...
Subscribe to:
Comments (Atom)





































