Saturday, 25 January 2014

Merhaba 2014...

Biraz gec oldu ama herkese mutlu ve guzel bir yeni yil diliyorum. Uzun zamandir yazamadim. Gercekten blog tutmak, duzenli olarak yazi yazmak cok zormus, hele de benim gibi duzensiz biri icin:)
Ama neresinden yakalarsam kardir diye dusunuyorum ve hemen en son biraktigim yerden devam ediyorum. 

Soyle bir hatirlarsak, Christmas tatilini Bristol'da, yilbasi tatilini ise Turkiye'de gecirdigimizi soylemem gerekiyor ilk once. Bristol'dayken cocuklarla @Bristol, kutuphane ve yuzme havuzu ucgeninde zaman gecirdik. Aksamlari ise yastik kiliflari ile cuval yarisi:), kasiklarla yumurta yarisi (gercek yumurta), tras kopukleriyle oyun oynama  (icine boya katarak ve katmadan )  aktiviteleri ile zaman gecirdik. Ama en cok eglendikleri ise kanepeleri koltuklari birlestirip uzerinde ziplamak isi oldu. bu cok tehlikeli olabiliyor, koltuklar bulabileceginiz en yumusak model olsa da, dusecekler diye surekli peslerinde gezmem gerektigi icin pek tercih etmiyorum. 

Sevgili komsumuz Virginia bize her yil oldugu gibi gene Christmas hediyeleri getirdi. Mehmet Eren en cok yilbasi agaci seklinde ki M&S biskuvi kutusunu cok sevdi. Ben de bayildim cok guzeldi gercekten. Sonra Virginia icin tesekkur karti yazip gonderelim dedigim de Mehmet Eren (ME), Sevgili Virginia, bana verdigin muzik kutusu cok guzeldi keske 100 tane daha gondersen bana:) diye yazinca, cok gulduk. Asagidaki resimde, icinden cikan cam agaci seklindeki biskuvileri yerkenki an'a ait bir resim var. Biri cayi, digeri sutu tercih etmis:) 



Mehmet Eren'in okul musameresini de unutmamak lazim. Gecen yil bir kac satir ezberlemisti, ve bu yil da piyeste rol aldin mi idye sorunca 'yok anne, ben Miss Bagnal'a soyledim benim stage (sahne) korkum var ben benchde (sirada) oturmak istiyorum diye o yuzden ben sadece sarki soyluycem' dedi bana. Kiyafet olarak da evden serbest bir kostum istediler cok suslu olmayan ve tabii ki ME trabzonspor formasini secti:D Resimler asagida...



Yalniz, gosteriden bitince, su son resimi cekildikten sonra artik Ahmet Alp (AA) dayanamadi ve bize sormadan kayboldu. O kalabalikta gercekten cok korktuk ya arada kaynar dis akpiya cikarsa diye. Allah gostermesin kimseye. Cok kotu bir duygu. Meger okul binasinin kapisina kadar gitmis bisikletine binecekmis. O da hakli, ben biraz fotograf faslini uzun tuttum herhalde... Sukur mutlu sonla bitti. 
Tatil sirasinda, AA bize gercekten korku dolu anlar yasatti. Iki dakika ilgisiz kalinca bi bakiyoruz ortadan kaybolmus. Evin icinde de bu boyle. En son ondan ses cikmayinca, evde aradik ve buldugum yer banyodaki lavabonun iciydi:) Iste kaniti:))

Guzel bir aktivite olarak, ME'nin ucurtmalar adli kitabini okuduktan sonra, babasiyla birlikte ucurtma yapmalari oldu. Fotografta tencerenin icindeki zamk:) ve kurutma makinasi ile citalari yapistirip kurutma islemi yapildi. Cogu isi Sedat tek basina yapti her zamanki gibi:) ve temizlemek te bana dustu...


Turkiye'ye donmeden onceki bir aksam da, ME sevgili manevi abisi Nikitas ve annesi Vicky, babasi Lambis bize yemege geldiler. Epey kosturup yorulduktan sonra cocuklara sinema actik biz de rahat cayimizi icelim diye. Ve sinema izlerken ki hallarini cektik, hepsi cok yorgun ve masum gorunuyor degil mi? Sanki dunyanin en uslu cocuklari, sanki az once evin icinde alttan uste, ustten alta kosturan onlar degilmis gibi:D
Yeri gelmisken biraz Nikitas'tan bahsetmek istiyorum. Nikitas tek cocuk ve coook duygusal, cok hassas, cok tatli biri. ME ile iyi anlasiyorlar cunku kosmayi, yakalamayi, guresmeyi ve ebecilik (tag) oynamayi cok seviyor. ME birgun, Metteo'nun abisi var, benim neden abim yok dedi ve 'O zaman Nikitaas benim abim olsun olur mu anne ' dedi bana. O gunden beri, abim deyip duruyor. Hatta, inanmayacaksiniz ama bir gun uyumadan once, dua etmekten bahsediyorduk ve ME'nin duasi aynen su sekildeydi;'Allah'im ne olur sen benim abimi musluman yap, o da musluman olsun'. Ben ne diyecegimi sasirmistim. Amin dedim sadece:)

Ve Bermingham'dan Istanbul'a oradan da Trabzon'a yolculugumuz 29 Aralik'ta basladi. Oyle cok gozunuz korkmasin. Iki cocukla cok yorucu bir yolculuk gibi gorunuyor ama Sedat'in gold kartlari sayesince CIP salonlarini kullandigimiz icin dinlene dinlene cok eglenceli gecti... Asagida cocuklarin, Bermingham havaalalini CIP salonundan bir karesi var...


Ve Istanbul ic hatlar CIP salonundayken bizimkilerin rahatliklari:) Ayrica Dishalar CIP salonu benim favorim... Oranin resmi yok ama bir harika yemekleri, dekorasyonu, cocuk oyun alani, kutuphanesi:) say say bitmez... 5 saat gecirmak lazim:D


Nihayet Trabzon'a geldigimiz de Sedat erkenden sinava gitti ve biz evde hasret giderdik... ME en cok Boncugu ile ilgilendi, bol bol balik yedik. Minik kiz kopek cok tatliydi. 'Sahibi benim' diye gezip duruyordu ME. Resimde ortadaki tatli kiz, Nazli:) ve Sedat'in ablalari, Nejla ablamiz ve Emine ablamiz.

Sonra resmi islerimizi tamamladiktan sonra kar yagmadan Artvin'e gidelim diye gene yollara dustuk. Ve anneme surpriz misafir Boncugu goturduk. Boncuk benim 35 yillik hayatimda dokunmaktan ileri gidip sarildigim, optugum tek hayvan:) O kadar cana yakin, o kadar sevilmekten hoslanan bir yaratik. Asagidaki resimde mutfak camindan kenariya konan kuslara bakiyorlardi, havlayinca hepsi birden ucup gitti tabi:) Babam ile AA'in resimleri de cok tatliydi kuslari izlerken...


Artvin'de cok eglendik. Sagolsun rahmetli Isak Amca'min cocuklari Elif, Erhan, Imran ve Orhan ile, Omer ve Elif'in esi Mahir'de bizi gormeye gelince, kalabalik cook eglenceli gecti. Sedat'in en cok sevdigi ve hic unutmayacagi ilk kar kayagi tecrubesi oldu.. Benim de ama o kayabildigi icin daha eglendi tabi...

Gezi ekibimiz de, soldan saga, Elif, Mahir, Orhan, Sedat, Ben, ve Erhan. Omer eksik, cocuklari da goturmedik zaten..Iyiki de goturmemisiz coook soguktu.
Bu tatli papatya da Yagmur, Elif'in tatli kizi bir o kadar da akilli:)


Artvin'de yazlari gidince geleneksel Teneke tavuk senliklerine boylece, kisin da geleneksel kayak senliklerimiz eklenecek sanirim:)Bunun disinda, Aysecigime ve Aytuncuguma gittik guzel pastalar yedik. Turkiye'de olmak cok guzel diye cogu zaman aklimiza geldi...Eminim Sedat'da oyle demistir. Ama sonra, bir an oluyor ki, 'Biz buraya mi donecegiz!!' diye de aklimizdan cok gecti:))

Sonra, yeniden Trabzon'a yola ciktik. Eminecigim kizlari toplayip bizi bir aksam yemege davet etti:) Sonra Nurhancigima gune gittik cocuklarla. ME, Ege ile cok iyi anlasti. Sonra ki gunlerde de Hidirnebi yaylasi'na ciktik. Soguktan donduk ama kofteleri, baliklari yemeden de edemedik:)) AA ve ME kar topu bile oynadi ciplak elle....


ME bizi fotograf cekti, salatalik pozu verirken:))) ME'nin tek istekli resim cekildigi an salatalik gibi poz ver dedigimiz an oldugu icin, o hosuna gitsin diye biz de yapiyoruz artik:))


Ve son durak ISTANBUL:) Sevgili Ferda ve Baris'in guzel ailesi... Deniz ve Ruzgar'in evine gittik... Kostumlerimizi de goturduk.. Cok eglendiler...Ruzgar orumcek adam, Deniz de Demir adam  kostumunu hic cikarmadi uzerinden. ME, Deniz'in buyuk piyanosunda surekli bize konser verdi:) AA Ruzgar'in Ipadinden ayrilmadi:) Ilk aksam Ferda bizi oyuncak muzesine goturdu... Cok ilginc, cook guzel bir yerdi... ME eglenmiyordu ilk once ama sonra, oyuncaklarin tarihini hikaye gibi anlatinca cok ilgilendi... En cok savasan Osmanli asker oyuncaklari ile Bizans askerlerini, Nazi askerlerini ve kaleleri sevdi. Malesef AA uyuyordu. Ben ise, en cok Hirosima'ya dusen bombadan sonra oradaki bir okulun bahcesinden toplanan kalintilardan cok etkilendim... camlar birbirine girmis...kucuk metaller... Okul binasina ait bir kac birsey  Sunay Akin'a verilmis ibretlik, bir daha savas olmasin, gorsunler akillansinlar diye:(   Sonraki gun ise ME'in istegi uzerine, Cinaralti cay bahcesine oturmaya ve Cengelkoy'e balik tutmaya gittik. Coook sabirsiz ME. Ilk once balik tutalim sonra yemek yiyelim diye inat edince bir kriz de cikti arada:(




Ve bu guzel gunesli aksamin aksaminda, Ferda buyuk cocuklari bowling'e gotururuken, Baris da bizi AA icin acile goturdu. Ses telleri enfeksiyon kaptigi icin steroid tedavisi gormesi gerekiyordu. Allah korusun yoksa bogazi sisip nefes almasi tehlikeye girebilirdi. Sukur iyilesti simdi. Ve nihayet donus ucagimiza binip evimize geldik.

Dondukten sonra ME'nin ishali, AA'nin oksurugu derken anca toparlandik sukur. Ilk is AA'nin @Bristol istegi yerine getirildi,bugun de AA ile kutuphanede hikaye dinlemeye gittik. Yuzmek de aklindan hic cikmiyor ama artik yaza kaldi:)) ME de artik haftasonu isteklerini gerceklestirir babasiyla:)

Tum 1 ay iste bunlari yaptik:) Simdilik sevgiler....